Hayatta Tatmin ve Mutluluğun Formülü

Pek çok kişi, bir hedefe ulaştıktan sonra, daha onun tadını çıkarmadan, tatmin hissini yaşayamadan, kendine bir başka hedef koyuyor ve yeni hedefine ulaşmaya çalışıyor. Bunun sonucu olarak da stres, tatminsizlik, endişe, korku gibi olumsuz duygular hissetmeye devam ediyor. Ben de yıllar önce o kişilerden biriydim 2005 yılında Dubai’de çalışmaya başladığımda, hayal ettiğim işte çalışıyor, hayal ettiğim göl manzaralı villada oturuyor, hayal ettiğim spor arabaya biniyor, hayal ettiğim standartta yaşıyordum. Ancak yine de kendimi tatmin olmuş ve çok mutlu hissetmiyordum. Çünkü sürekli olarak dahası vardı hedeflerimde. Elimde olanı henüz kutlayamadan ve tadını çıkaramadan, bambaşka yeni hedefler koyuyordum kendime. Bu durumu fark etmeye başladığımda, kişisel gelişim üzerine kitaplar okumaya, araştırmalar yapmaya başladım. Hayallerine ulaşmış mutlu insanları incelemeye, röportajlarını izlemeye başladım. Bazılarının kitaplarını okumaya başladım. Hayatta tatmin ve mutluluk duygusunu yaşayabilmek için hepsinin söylediği ortak bir formül vardı: ŞÜKRETMEK! Bu kadar kolay olmamalı diye düşündüm. Ama daha sonra “ben de uygulasam ne kaybederim ki?” dedim kendi kendime ve bundan 7 yıl önce Bahreyn’de çalıştığım dönemde her gün şükür egzersizini yapmaya karar verdim. Bu çalışmayı yapana kadar Bahreyn’de yaşamaktan nefret ediyordum. Sonra yavaş yavaş önce bakış açım, sonra yaşadığım hayattan aldığım tatmin değişmeye başladı. Bahreyn’de yapmaya başladığım bu çalışmayı, şu an Motivasyon Zamanı içerisindeki “Gözden Geçiriyorum” çalışma alanında ücretsiz olarak bulabilirsiniz. Her gün şükürlerinizi ve hayallerinizi yazacağınız bu çalışma alanını kişisel gelişim günlüğünüz olarak da kullanabilirsiniz. Siz de bu çalışmayı hemen bugün yapmaya başlayabilir, zamanla hayatınızdaki değişimleri gözlemleyebilirsiniz. Hayatta tatmin hissini yaşamanın en etkili yolu, her gün hayatımızdaki güzel şeylerin değerini kendimize hatırlatmak…    ... Devamını Oku

Korku ve Şüphe Hissederken Nasıl Başarılı Olunur?

Bana göre başarıyla ilgili bilinen en büyük şehir efsanelerinden birisi, başarılı insanların kendilerine duydukları güvenin tam olduğudur. Bence yeni bir şeyler deneyen, fikirlerini paylaşan ve üretmeye devam eden herkes, her adımında korku ve şüphe hisseder. Ben, attığım her yeni adımda bu şüpheyi hissediyorum. Eminim hedeflerine ulaşmış kişiler de dahil olmak üzere, yeni ve farklı bir adım atmaya devam eden herkes (tecrübe, yaş, şöhret vs sahibi bile olsalar) şüphe hissediyorlar. Benim bildiğim kadarıyla 10 Grammy Müzik Ödülü kazanmış dünyanın en iyi seslerinden gösterilen Adele bile, sahnedeyken heyecandan kendini kusacakmış gibi hissettiğini söylemiş. Hatta Amsterdam’daki bir konser öncesinde seyircilerin karşısına çıkmaktan o kadar korkmuş ki yangın çıkışından kaçmış. Eğer sanatla ilgili bir iş yapıyorsanız, bir girişimciyseniz ya da yaratıcılık veya yenilik gerektiren herhangi bir işle uğraşıyorsanız, korku ve şüphe duygusu hiç bitmeyecek. Peki nasıl ilerlemeli? Korku ve şüpheyi bir el feneri olarak düşünürsek, bu feneri kendinize çevirdiğiniz sürece, tüm odağınız kendi üzerinizde olur ve sürekli kendinizi sorgulamaya başlarsınız.  Ama bu feneri, yapmaya çalıştığınız tüm bu çalışmalarla hayatlarını kolaylaştıracağınız insanlara çevirdiğinizde ve odağınızı nasıl daha faydalı iş yapabileceğinize çevirdiğinizde, tüm korku ve şüphe kendiliğinden yok olur. Kendimizden ve yaptığımız işlerden şüphe duyduğumuz zamanlarda şu basit soruyu kendimize sorabiliriz: Şu an odağım nerede? Yani el fenerini nereye yönlendiriyorum? Kendi üzerime mi yoksa fayda sağlamaya çalıştığım kişilere mi? Kendime mi yoksa yaptığım işe mi? Kendime mi yoksa dünyada bir fark yaratmaya mı? Korku ve şüphe duygularının sizi durdurmasına izin vermeyin. Onlarla birlikte ilerleyerek büyük başarılar elde edebilirsiniz…    ... Devamını Oku

Senin Süper Kahramanın Kim?

Çocuklar neden süper kahramanları severler hiç düşündünüz mü? Bir araştırmaya göre bunun nedeni, çocukların kendilerini güvende hissetmeleriymiş. Yine aynı araştırmaya göre, süper kahramanların, hem çocuklar hem de yetişkinler üzerinde zihinsel ve duygusal açıdan olumlu etkileri varmış. Tabi ben bu yazımda, Superman, Örümcek Adam, Batman, gibi fantastik süper kahramanlardan bahsetmeyeceğim Tamam onları da izlemek çok keyifli ama bu yazıda bahsetmek istediğim süper kahramanlar, gerçek kişiler olacak. Varmak istediğimiz noktaya çoktan ulaşmış ve bunun mümkün olduğunu bize hatırlatan kişiler bizim süper kahramanlarımız olabilirler. Böylece, hayallerimizin gerçekleşeceğine olan inancımız ve güvenimiz her geçen gün daha da artar. Süper kahramanlar da zorluk yaşar, hata yapar, yenilir, bir süre umudunu kaybedebilir, zayıf yanları olabilir ama her şeye rağmen bir yolunu bulup eninde sonunda hedefine ulaşırlar. Siz de kendinize, hayal ettiğiniz noktaya her türlü zorluğa rağmen ulaşmış ve bunun mümkün olduğunu size sürekli hatırlatan süper kahramanlar seçin. Böylece, hayallerinizi gerçekleştirmenin mümkün olduğuna dair duyduğunuz güven de giderek artar.... Devamını Oku
Hayallerini Erteleme

Hayallerini Erteleme

Hayallerimizi ertelemek, belki korkularımızdan, belki de mükemmellik arayışımızdan dolayı yaşanan bir durum bana göre. Bir adım atmadan önce, gereğinden fazla hazırlık yapma ihtiyacı duyabiliyoruz. Ben her adımımda, kendime şöyle bir hatırlatma yapma ihtiyacı duyuyorum; “bir adım atmak için her şeyin tam ve mükemmel olmasını bekleme”. Özellikle ilk başlarda beklentilerimi ne kadar düşük tutarsam, ilk adımı atmam, dolayısıyla da ilerlemem çok daha kolaylaşıyor. Hemen kendimden bir örnek vereyim; Dubai’de yaşarken, yaklaşık dört yıl önce, Motivasyon Zamanı web sitesini kurmayı hayal etmeye başlamıştım. O zamanlar, bir web sitesinin nasıl oluşturulabileceği hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu. Ama o kadar heyecan duyuyordum ki bu fikre, küçük adımlarla yola koyulmaya karar verdim. İlk yaptığım şey,  “Bir web sitesi nasıl yapılır?” kursuna katılmak oldu. İki tam gün süren kurstan öğrenebildiğim tek şey, şablon web sitenin nasıl hazırlanabileceği oldu :))) İşte bu sınırlı web tasarım bilgimle, “Motivasyon Zamanı” alan adını satın alıp, oldukça basit bir web sitesi oluşturdum kendime. İlk başlarda şirin ama oldukça amatör başlayan site, zamanla pek çok aşamalardan geçip bugünkü haline ulaştı. Heyecan duyduğun ve yapmak istediğin her ne varsa, kendini engelleme, erteleme. Yaptığın şey, ilk başlarda mükemmel olmak zorunda değil. Kimsenin ilk başlangıcı mükemmel değildir. Sen ilk adımı at, gerisi kendiliğinden oluşmaya başlayacaktır. Kitap mı yazmak istiyorsun? Seni durduran şey ne? Kırtasiyeden alacağın tek bir defter ve kalem ile çık yola. Düşüncelerini hata yapmaktan korkmadan dök yazıya. Belki çok saçma olacak ilk yazdıkların, belki imla hatalarıyla dolu olacak ya da günlerce yazacak hiçbir şey bulamayacaksın. Ama, bir yerden başlamış olacaksın. Belki de yazı yazma konusunda hiçbir yeteneğin ve isteğin olmadığını fark edeceksin, ama erteleyip sürekli onu “keşke yapsaydım” demekten kurtulacaksın. Benim için ilk adımı atabilmenin formlülü,... Devamını Oku

Stresli İşimden Nasıl Ayrıldım?

Hayatımı sadeleştirmenin önemini anlamadan önce, Dubai ve Bahreyn’deki firmalarda stresli iş temposunda çalışıyordum. İyi bir statüde oldukça iyi para kazanıyordum ama bunun karşılığında da aynı oranda harcamalar yapıyordum. O zamanlar, Türkiye’den bir arkadaşım, benim Orta Doğu’daki lüks ve hareketli hayatımı gördükçe, tıpkı benim gibi bir hayat yaşamak istediğini söylüyor ve oraya yerleşmenin yollarını arıyordu. Bense, bulunduğum bu stresli iş ortamından ayrılmak, beni heyecanlandıran, kendi çalışma saatlerimi ayarlayabileceğim, birlikte çalışacağım kişileri seçebileceğim bir iş yaratmak istiyordum kendime. O zamanlar, yapmak istediğim şey hakkında hiçbir fikrim yoktu. Ama, böylesine stresli bir iş ortamında uzun yıllar boyunca bulunmak istemediğimi çok iyi biliyordum. Çalıştığım firmalardaki üst düzey yöneticilerin stresli ve mutsuz hayatlarına da baktığımda, asla onlar gibi bir hayat ve kariyer istemediğimi daha iyi anlıyordum. Zamanla yapmak istediğim şeyler tek tek netleşmeye başladı kafamda. Yapmak istediğim şeylerin kafamda netleşmesi, içinde bulunduğum stresli iş ortamından ayrılmam için yeterli değildi tabiki. Aylık sabit giderlerim oldukça yüksekti ve işten ayrılmadan önce, bu giderleri aşağı çekmenin bir yolunu bulmam ve kendime bir plan hazırlamam gerekiyordu. Basit yaşam alışkanlıkları sayesinde, sabit giderlerimi azaltmaya başladım. Bu da bana, daha özgürce hareket edebilme alanı sağladı. Bu konuyla ilgili çok soru aldığım için böyle bir yazı yazmak istedim bu hafta. Şu an yapmakta olduğu işten mutsuz olan ve hayatını değiştirmek isteyen pek çok kişi, işe nereden başlaması gerektiğini bilmediğini anlatıyor. Yukarıda kısaca bahsettiğim deneyimlerime dayanarak, bu konuyla ilgili size tavsiyem; öncelikle basit yaşam alışkanlıkları sayesinde, aylık sabit giderlerinizi mümkün olduğunca azaltmanız ve sonra da sizi heyecanlandıran, yeteneğiniz olduğunu düşündüğünüz, büyük ilgi duyduğunuz, değerlerinizle örtüşen, güçlü olduğunuz bir alanda kendinize özgü bir yol çizmeniz olacaktır. Basit yaşam alışkanlıkları edinip, kendinize özgür hareket... Devamını Oku

Kaliteli Seçimler Yapmak

Geçtiğimiz haftanın yazısından sonra, Selman’dan çok güzel bir soru aldım. “Öncelikle yazıların için sana minnettar olduğumu belirtmek istiyorum. Son yazını büyük bir keyifle okudum. Her zamanki gibi harikaydı. Ancak benim kafama takılan bir soru var. Senin de dediğin gibi; sadece en sevdiğimiz eşya, en sevdiğimiz kıyafetler ve en iyi arkadaşlarımız olsa hayatımız çok güzel olur. Ama, örneğin benim de herkes gibi bir müzik listem var. Bu listede, hem çok sevdiğim hem de sıkıcı bulduğum şarkılar var. Bazen bu listeyi sadece sevdiğim şarkılardan oluşturuyorum. İnanır mısın, sadece 1-2 dinlemeden sonra onların da sıkıcı olan şarkılardan bir farkı kalmıyor. Yani onları güzel yapan, benim beğenmediğim şarkılar. Hayatta da böyle değil mi? Hayatımızda sadece en sevdiğimiz şeyler olsa, bir süre sonra onlardan da sıkılmaya başlamaz mıyız? Cevabını bekliyor, sana şimdiden sana teşekkür ediyorum. İyi haftalar…” Vermiş olduğun örneğe bayıldım Selman Ama müzik listesindeki sevdiğimiz şarkılar konusunda seninle aynı şeyi hissetmiyoruz sanırım. Ben, aralara serpiştirilmiş sevmediğim şarkılardan oluşan bir müzik listesi yerine, tamamı en sevdiğim ve enerjimi yükselten şarkılardan oluşan bir müzik listesini tercih ederim her zaman. Evet haklısın, eğer listendeki şarkıların sayısı azsa, sürekli aynı şarkıyı dinlemek bir süre sonra onu sıradanlaştırabilir. Ama seçmiş olduğun şarkıların çeşitliliği, kalitesi ve derinliği varsa, sıradanlaşmaları da zorlaşacaktır. Kaliteli seçimler yapma konusuna şöyle basit bir örnek verebilirim; Ben öyle fazla marka takıntısı olan birisi olmasam da, bazı markaların kalitesine güvendiğim için, gardırobumda sıradan bir parça yerine, özelliği olan bir parça bulundurmaya özen gösteririm. Böylece o parçanın kullanım ömrünün daha uzun olduğunu ve ondan sıkılmamın daha zor olduğunu düşünürüm. Yani basit yaşam demek, kaliteden ödün vermek anlamına gelmemeli Yaptığımız kaliteli seçimlere rağmen, hayatımızda bir süre sonra sıradanlaşan ve sıkıldığımız şeyler olduğunda, onları... Devamını Oku
Toplam 8 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345...Son »

Pin It on Pinterest