Basit Yaşama Geçiş

10 yıl önce 2 bavulla geldiğim Dubai’den, basit yaşam sayesinde yıllar sonra 2+1 bavul ile yeniden ayrılıyorum Önceki yazılarımda biraz bahsettiğim gibi, aynı şehirde veya ülkede 3 yıldan fazla yaşamamak, benim hayatımın bir parçası oldu artık Ben de buna uyum sağlamaya karar verdim ve birkaç yıl önce mobil ofis ortamına geçme kararı aldım. Eşimin iş değişikliğinden dolayı gerçekleştirdiğimiz bu taşınma ile bir kez daha fark ediyorum bu konuda çok doğru bir karar aldığımı. Birkaç yıl önce büyük ilgi duymaya başladığım basit yaşam ve mobil yaşam fikrini, artık hayatıma daha fazla dahil etmeye başladığımı görüyorum. İşlerimin tümünü, mümkün olduğunca online ortama taşımaya başladığım için, nerede olursak olalım, işlerimi neredeyse tek bir laptop ve telefon ile sürdürebiliyorum. Bu benim hayalimdi ve adım adım gerçekleşmeye başlıyor artık. Bu taşınma aşamasında çok daha iyi anladım ki aslında ihtiyacım olan eşyalar, sadece 3 bavula sığıyormuş. Geride kalan eşyaların neler olduğunu tam olarak hatırlamıyorum bile. Demek ki, hayatımda boşuna yer kaplıyorlarmış. Belki zamanla ihtiyacım olan eşyaların sayısı daha da azalacak ya da artacak. Ama önemli olan, bilinçli seçimler yaparak, hayatımıza dahil ettiğimiz şeyleri sürekli olarak gözden geçirmek. Net bir odağa sahip olabilmek için, bunun gerekli olduğunu düşünüyorum. Aslında böyle bir deneyim için, mutlaka taşınmamız da gerekmiyor. Eğer siz de basit yaşamın faydalarını biraz olsun hissetmek isterseniz, kendi hayatınızda şöyle bir deneme yapabilirsiniz: Üç aylık bir seyahate çıkacağınızı hayal ederek yanınıza sadece 3 bavula sığacak şeyler aldığınızı düşünelim. Bu şeyleri tek tek özenle seçmeye çalışın. Hatta bunun için kendinize belli bir süre tanıyın ve yanınıza aldıklarınız iyice içinize sinsin. Bu süre sonrasında, geriye kalan diğer eşyalarınızı, eğer mümkünse kutulara koyup kolay erişemeyeceğiniz bir şekilde bir odada bekletin. Üç ayınızı, sadece ayırmış... Devamını Oku

3 Basit Soru İle Gelirinizi Artırabilirsiniz

Hak ettiğinizden çok daha az gelir elde ettiğinizi düşünüyor musunuz? Bunun farkında olmanıza ve bu konuda kendinizi kötü hissetmenize rağmen, elinizdeki işi kaçırmamak için maaş artışı talebinde bulunamıyor musunuz? Ya da kendi işinizi yapıyorsanız, mevcut müşterilerinizi kaçırmamak için ürün ya da hizmetlerinizin satış fiyatlarını artırma konusunda zorlanıyor musunuz? Sizi bilmem ama ben bu konuda yukarıda yazdıklarımın bir kısmını yaşadım. Bundan yaklaşık altı yıl önce, Bahreyn’de çalıştığım bir firmada, oldukça iyi performans gösteriyor olmama rağmen, performansım yöneticilerim tarafından takdir ediliyor olmasına rağmen, bir türlü hak ettiğim maaşı ve pozisyonu alamıyordum. Yaşam koçum Lorraine ile çalışmalarımıza başladıktan sonra, zaman içerisinde bu konuya olan bakış açımı büyük oranda değiştirdim. Yaptığım işin değerini önce kendim fark ettim. Sonra B planımı yaptım ve firmadaki yöneticilerle kendimden emin bir şekilde son kez masaya oturdum. Ben bu kararlılıkta ve farkındalıkta olduğum için, tüm taleplerim 1 gün içerisinde kabul edilmişti. Yaşam koçluğu yaptığım kendi öğrencilerimle de benzer konularda çalışmalar yapıyoruz. Yapmış oldukları işin, sunmuş oldukları ürün ya da hizmetin ve kendi değerlerinin farkına vardıktan sonra bu konuya olan bakış açılarının kısa zamanda değiştiğini ve hemen hemen hepsinin benimle benzer değişimler gösterdiğini deneyimliyorum. Bu beni hem çok heyecanlandırıyor ve de çok mutlu ediyor. Koçluk yaptığım öğrencilerim çok iyi bilirler, işin sihri, benim onlara anlattığım yöntemlerde değil, bu yöntemleri kendi hayatlarına kararlılıkla ve disiplinle uygulamalarında… Kendinize soracağınız 3 basit etkili soru ile siz de kendi değerinizle ilgili farkındalığınızı artırmaya başlayabilirsiniz: Şu an yapmakta olduğunuz iş, ya da sunmuş olduğunuz ürün ya da hizmet sayesinde, çalıştığınız firmaya ya da müşterilerinize sağladığınız faydalar neler? İşinizle ilgili heyecan duymanızı, daha iyi performans göstermenizi sağlayacak gelir seviyesi nedir? Siz, kendi yaptığınız iş için... Devamını Oku

Aldığımız Bir Kararı Korumak

Hayatınızda değiştirmek istediğiniz şeyler var mı? Şu an hayatınızda aldığınız bazı sonuçlardan mutsuzsanız, bugünden başlayarak yeni kararlar almak, olmak istediğiniz kişiyi ve hayatı oluşturmak mümkün. Peki aldığınız bu kararları yol boyunca nasıl koruyacaksınız? Aldığımız bir kararı korumak neden bazen zor olabiliyor? Seanslarda ve aldığım maillerde en çok karşılaştığım sorulardan birisi bu. Gizem’in bu konuyla ilgili göndermiş olduğu soru şöyle: “Merhaba sevgili Gözde. Yaklaşık 2 yıldır yazdıklarını severek takip ediyorum. Bununla beraber birçok kişisel gelişim kitabı okuyarak kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Çevreme güzel tavsiyeler vermeme rağmen, kendim bunları pek uygulayamıyorum. Sürekli yeni kararlar alıyorum fakat motivasyonum uzun süreli olmuyor. Örneğin sigarayı bırakmaya karar veriyorum ama bir arkadaşım teklif ettiğinde almış olduğum kararı unutup içiyorum ve sonra büyük pişmanlık yaşıyorum. Aynı şekilde, spora ve sağlıklı beslenmeye başladığımda, ilk fırsatta unutuyorum bu kararımı. Bu döngüden çok sıkıldım. Bu konuyla ilgili bana verebileceğin bir tavsiyen var mı? Şimdiden çok teşekkür ederim :)” Bu güzel soru için teşekkürler Gizem. Uzun süre boyunca hayatımızın parçası olmuş bir alışkanlığı değiştirmek, sandığımız kadar kolay olmayabiliyor ya da beklediğimizden daha uzun zaman alabiliyor. Hepimiz hayatımızla ilgili farklı kararlar alıp, onları korumaya çalışıyoruz. Egzersiz ve sağlıklı beslenme kararını korumak, sevmediğimiz işimizden ayrılma kararını korumak, mutsuz olduğumuz ilişkilerden ayrılma kararını korumak, düzenli bütçe yapma kararını korumak, erken yatma/uyanma kararını korumak, alkol/sigarayı bırakma kararını korumak… Alıp da korunamayan kararlar ise saymakla bitmez Almış olduğumuz kararları koruyamadığımızda da kendimizi kötü hissetmemiz ve tekrar başlayacak enerjiyi bulamayacağımızı düşünmemiz çok normal. Ama şunu unutmamak gerekir ki, bu konuda bilinçli bir çaba sarf ettiğimiz sürece, her türlü kararı korumamız mümkün. Aldığımız kararları koruma konusunda, kendi hayatımda ve koçluk çalışmalarımda uyguladığım bazı yöntemleri kısaca sıralamak istiyorum. Bu... Devamını Oku

Size Engel Olabilecek Tek Şey

Bu haftanın yazısına başlamadan önce, “Hayatınızdaki Rutini Kırın” başlıklı yazıma Alime’den gelen güzel bir geri bildirimi paylaşmak istedim. “Yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorum ve inanılmaz keyif alıyorum. Ben de hayatımın rutin seyrini değiştirmek için girişimlerde bulunmaya karar verdim. Hatta eşimle, bir haftalık hedef belirleyip  ulaşmaya ve  rutin hayatımızda bir yeni bir adım atmaya karar verdik. Şimdiden çok teşekkür ediyorum.” Alime, ben de sana böyle güzel bir paylaşımda bulunduğun için teşekkür ediyorum. Böyle geri bildirimler almak hem bana hem de diğer üyelerimize ilham veriyor eminim. Böyle bir adım attığınız için sizi tebrik ederim Gelelim bu haftanın konusuna… Bazen, yapmak istediklerimizi yapamadığımızda kendimizi engellenmiş hissederiz. Peki böyle bir durumda ilk olarak kimi ya da neyi suçlarız hiç düşündünüz mü? Ailemizi? İçinde yaşadığımız ortamı? Arkadaşlarımızı? Ekonomiyi? Yaşımızı? Görünüşümüzü? Hayatta bize engel olabilecek tek şey var. Ve bu şey, yukarıda saydıklarımdan hiçbirisi değil. Hayatta bize engel olabilecek tek şey, kendi kendimize kafamızın içinde dönüp duran ve çoğunlukla gerçek olmayan olumsuz hikayelerdir. Birlikte koçluk çalışması yaptığım bir öğrencim, yıllar önce kendine ait küçük bir restoran işletirken işler yolunda gitmemiş ve restoranını kapatmak zorunda kalmış. Fazla da bir maddi hasar almamış olmasına ve bu konunun üzerinden tam 12 yıl geçmiş olmasına rağmen, birlikte çalışmaya başladığımızda kendini hala başarısız ve yeni bir iş yapma konusunda korkak görüyordu. 12 yıldır kendine anlattığı bu hikayeyi anında değiştirebilecek güce sahip olduğunu bilmesine rağmen, bir türlü o sıçrayışı yapamıyordu. Aslında son 12 yıl boyunca kendini başarılı ve zeki olarak tanımlayabileceği pek çok şey yaşamıştı. Ama tüm bu başarıları kafasındaki hikayeden dolayı görmezden gelmeye devam etmişti. Yaptığımız çalışmalar süresince kendini tam anlamıyla bir kampa soktu. Kafasındaki bu hikayeyi değiştirmeyi önceliği haline getirmeye... Devamını Oku

Kendimizi Özel Hissetmek

Hepimiz kendimizi özel hissetmek isteriz. Aslında hepimiz farklı ve özel yeteneklere sahibiz ama bazen kendimizi sıradan hissetmeye başlarız. Farklı ve güçlü yanlarımız olduğunu görmemezlikten geliriz. Bu haftaki yazıma Ayça’nın sorusuyla başlıyorum; “Merhaba Gözde, geçmiş Online Seminerlerine katılmıştım ve çok faydalanmıştım. Her seminerin sonunda hepimizin özel ve farklı olduğunu, dünyanın bu farklılığa ihtiyacı olduğunu söylemiştin. Bu söz çok hoşuma gitmişti ama ben kendimi çoğu zaman özel hissetmiyorum. Dünyanın faydalanabileceği özel bir yeteneğim olduğunu da düşünmüyorum. Sence ben özel olduğumu nasıl hissedebilirim? Bu özelliklerimi nasıl fark edebilirim? Teşekkürler, Ayça” Merhaba Ayça, bu soru için çok teşekkürler. Bugüne kadar, özünde özel ve farklı yetenekleri olmayan kimseyle tanışmadığımı sana söyleyerek sorunu cevaplamaya başlayabilirim Bana göre bu dünyadaki herkes birbirinden farklı özelliklere ve yeteneklere sahip. Ama hiçbir yeteneği olmadığını ve dünyada hiçbir fark yaratamayacağını düşünen pek çok insanla tanıştım. Özel ve farklı olduğumuzu hissedebilmemiz için, çok zeki veya çok ender rastlanan bir yeteneğe sahip olmamıza gerek yok. Sadece hangi alanlarda daha güçlü olduğumuza bakmamız, ne kadar özel olduğumuzu hissetmemiz için yeterli olacaktır. Peki güçlü yanlarımızın neler olduğunu nasıl anlayabiliriz? Bence bu yanlarımızı fark edebilmenin en iyi yolu, kendimizi hangi alanlarda daha rahat, özgüvenli ve başarılı hissettiğimize bakmak olacaktır. Hayatımızın her alanında kullanabildiğimiz bu güçlü yanlar sayesinde aslında pek çok başarı elde etmişizdir ama bunun farkında bile olmayabiliriz. Bu özelliklerin bir ayrıcalık olduğunun farkına bile varamayabiliriz. Yaşam koçluğu yaptığım çoğu öğrencimle, güçlü yanlarını ortaya çıkarmak ve bu yanları hayatlarının vazgeçilmez unsurları haline getirmek üzerine çalışmalar yapıyoruz. Ne zaman güçlü yanlarını yaşamlarında ön planda tutmaya başlasalar, hayatlarındaki başarının da arttığını deneyimliyorlar. Herkes her konuda yetenekli olmak zorunda değil. Zayıf olduğumuz yanlara çok fazla odaklandığımızda, güçlü olduğumuz... Devamını Oku

Hayatımızdaki Rutini Kırmak

Son birkaç ay boyunca, içinde bulunduğum iş temposu ve yaşam tarzının hayatımı giderek rutinleştirdiğini fark ettim. Bence rutin olan şeyler, bir süre sonra yaratıcılığı ve coşkuyu aşağı çekiyor. Bunu değiştirmek istedim ve hayatımdaki rutini kırmak için ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. Sonra aklıma, 30 gün boyunca yeni bir şey yapma fikri geldi. “Peki 30 gün boyunca yapacağım bu yeni şey nasıl bir şey olmalı?” diye kendime sorduğumda, pek çok motivasyon unsurunu bir arada barındıran bir hedef olmalı diye düşündüm. Bu unsurlar, o an beni bu hedefi takip etme konusunda heyecanlandıran, neşelendiren, farklı ve pek çok açıdan faydalı olan özellikler içermeliydi. Tüm bu unsurlar içerisinde, öne çıkan unsur “coşku” oldu. Böylece, hayatımdaki coşku ve enerjiyi artıracağına inandığım ve daha pek çok farklı faydası olacağını da tahmin ettiğim 30 Günlük Zumba Programı ’na başlamaya karar verdim. Bu programa göre, her sabah 5’te uyanıp, Dubai’nin farklı yerlerinde açık havada, yarım saatlik Zumba egzersizleri yapacak, tüm bu deneyimi kameraya çekecek, tüm gün boyunca yediklerimin fotoğraflarını çekip, deneyimlerimi de not alacaktım. En önemlisi de, hiçbir şeyi mükemmel yapmaya çalışmadan, sadece ilerlemeye devam edecektim İlk hafta çok zorlandım. Egomla her gün mücadele içindeydim. Ama buna hazırlıklıydım. Biliyordum ki, ilk günden sonra egom büyük bir direnç gösterecek. Buna rağmen, her sabah saat 5’te tatlı yatağımdan kalkıp, 30 günlük bu hedefime ulaşmak istedim. İlk haftadan sonra zaten ego direnci giderek azaldı. Vucut da bu tempoya adapte olmaya başladı. Bugün 27. güne geldim. Son 3 gün kaldı ve bu eğlenceli deneyimi kendime yaşattığım için kendime teşekkür ediyorum 30 günlük bu programın bana getirileri tahiminimin de üzerinde oldu; Hayatımdaki coşku , hareket ve yaratıcılık arttı, 30 gün içinde yaklaşık... Devamını Oku
Toplam 8 sayfa, 4. sayfa gösteriliyor.« İlk...23456...Son »

Pin It on Pinterest