Bir Hedefe Ulaşma Süreci

Birkaç gün önce, hedef belirleme ve bir hedefe ulaşma süreci konusunda şöyle bir soru aldım: “Ben gerçek hedeflerimi ortaya çıkarmak ve belli bir zaman içinde onlara ulaşmak istiyorum. Bazı konularda hedeflerime ulaşabilmiş değilim. Bazen umudumu kaybediyorum ve hiç olmayacak hayallerin peşinden gittiğimi düşünmeye başlıyorum. Sizce ben nasıl hedef belirlemeliyim? Motivasyonumu yol boyunca nasıl korumalıyım?” Son zamanlarda buna benzer pek çok soru aldığım için, kendi hedef belirleme ve ulaşma sürecimi kısaca anlatmak istedim. Bir hedef belirlerim. Ne yapmak istediğim kafamda her zaman çok net olduğu için, hedef de çok net oluşur. Bu hedefe ulaşmak için belli bir süre koyarım kendime. O süre içinde atmam gereken adımları belirlerim. Emin adımlarla, hiçbir engele takılmadan hedefime tam da istediğim sürede ulaşırım. Şimdi de bu muhteşem imajı yıkma zamanı… Evet, yukarıda bahsettiğim şekilde ulaştığım hedeflerim oldu ama genel olarak bu süreç aslında aşağıdaki gibi gerçekleşiyor Bir hedef belirlemek, hiç de kolay olmuyor. Yapmak istediğim şey, ilk başlarda kafamda çok net oluşmuyor. Bu konuda biraz sezgilerime güveniyorum. Ne istediğimi, neye yeteneğim ve isteğim olduğunu, neyin beni gerçekten heyecanlandırdığını bulabilmem için, içime dönmem, biraz iç sesime kulak vermem gerekiyor. Gerçekleştirmek istediğim bu hedefin, bana mı ait olduğundan yoksa dıştan bana dayatılan beklentiler mi olduğundan emin olmam gerekiyor. Hedef netleştikten sonra, o hedefe ulaşmak için kendimce mantıklı bir süre belirliyorum. Ama yol boyunca süre konusunda daha gerçekçi olmam gerektiğini fark edebiliyorum. Atmam gereken adımlar ilk başta belirlediğim gibi sabit kalmıyor. Yol boyunca onları da değiştirmem, adımları daha da küçültmem gerekebiliyor. Peki ya engeller? Benim de herkesin olduğu gibi bir egom var elbet. Hemen hemen her gün, egom bana “yanlış yapıyorsun, kendini kandırıyorsun, asla hedeflerine ulaşamayacaksın” gibi pek... Devamını Oku

Değişim Sürecinin Sorumluluğunu Almak

Birlikte çalışmalar yaptığım pek çok kişi, hayatında köklü bir değişim olmasını istiyor. Bunda hiçbir sakınca yok. Ben de onların gerçekleştirmek istedikleri bu değişimi sonuna kadar destekliyorum ve yol boyunca yanlarında olmak için elimden geleni yapıyorum. Ancak, bu değişimin gerçekleşebilmesi gereken adımları kararlılıkla atmaya hazır olup olmadıklarını sorduğumda, herkesten “EVET” yanıtını alamıyorum. Pek çok kişi değişmek istiyor ama değişim için gerekli olan adımların ve değişim sürecinin sorumluluğunu almak istemiyor. Bu durum benim için de geçerli. Bazı konularda, bir değişim yaşamak istediğimi biliyorum. Ama bu değişim için kafamda belirlemiş olduğum adımları atmaya hazır değilsem, bu değişimin henüz gerçekleşemeyeceğini de çok iyi biliyorum. Kendimce belirlemiş olduğum bu adımları atma sorumluluğunu almaya karar verdiğimde ise değişim kendiliğinden gerçekleşmeye başlıyor. Kilo vermek ve daha sağlıklı bir hayat yaşamak istiyoruz ama bunun için gerekli olan adımları atmaya, yaşam tarzımızı değiştirmeye hazır değiliz. İş yerinde eşit maaş ve terfi imkanının sunulmasını istiyoruz ama özel hayatımızda ve çevremizde tanık olduğumuz eşitsizliklere sesimizi çıkarmıyoruz. Kitap yazmak, iyi bir yazar olmak istiyoruz ama bunun için gereken zamanı ayırmıyor, interneti ve telefonu kapatıp sadece yazı yazmaya odaklanmıyoruz. Sevgi dolu bir ilişki yaşamak istiyoruz ama bunun için ilk adımı atmak, kendimizle ilgili bir şeyleri değiştirmek istemiyoruz. Kendi işimizi yapmak istiyoruz ama bunun için gereken adımları tek tek atmayı göze alamıyoruz. Borçlarımızı kapatıp artık bir birikim sağlamaya başlamak istiyoruz ama alışveriş alışkanlıklarımızı değiştirmek için net bir karar almıyoruz. Değişim, sadece sonuçların değil, sürecin de sorumluluğunu almaya karar verdiğimizde gerçekleşir. Değişim sürecinde atmamız gereken adımların sorumluluğunu almaya karar verdiğimiz anda, istediğimiz değişimi kolaylıkla gerçekleştirebileceğimize inanıyorum. Haftaya yüksek motivasyonla başlamak ister misiniz? Pazartesi... Devamını Oku

Bir Değişim Yaşarken Çevre Faktörü

Bir değişim yaşamak istediğimizde, çevremizdeki insanların bunu hemen kabullenmesini ve desteklemesini beklemek, hayal kırıklığı yaratabilir. Gerçekleştirmek istediğimiz değişim iyi yönlü bile olsa, herkesin alışmış olduğu bir düzenin parçası olduğunuz sürece, o düzen biraz olsun değişeceği için, diğer insanlar tarafından rahatsızlık hissedilmesi çok normal. Size çok basit ama tanıdık bir örnek vereyim. Ne zaman diyete girseniz ve diyette olduğunuzu çevrenizdekilere söyleseniz, bunu sabote etmek için size önceden hiç ikram etmedikleri şeyleri ikram etmeye başlarlar, akşam yemeklerine, sabah kahvaltılarına davet etmeye başlarlar. Kötü niyetli oldukları için değil, sizi sevdikleri ama değişmenizi istemedikleri için farkında olmadan gösterilen bir çaba olabilir bu. Birkaç gün önce, bir tavsiye üzerine 2010 yapımı olan “Dövüşçü” (İngilizcesi “The Fighter”) isimli filmi izledim. Filmin konusu özetle şöyle: Oldukça yetenekli olan bir boksörün ailesi, ona destek olmaya çalıştığını düşünürken sürekli onu sabote ediyor ve kendisi de buradan bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor. Bir değişim yaşamaya karar verdiğinizde, o değişimi yaşayan kişi olana kadar ve günlük alışkanlıklarınızı bu yönde değiştirene kadar, kendinizi bile bu değişime inandırmanız zaman alırken, çevrenizdekileri ikna etmenin yollarını araştırmayın. Siz değişimi yaşayan kişi olun, her gün değişim yönünde kararlı adımlar atın. Çevrenizdekiler sizin kararlılığınızı gördükçe bu değişime adapte olmaya, sizi desteklemeye başlayacaklar, desteklemeyenler de zaten hayatınızdan birer birer çıkmak zorunda kalacaklardır. Sizi desteklemeyecek olanların hayatınızdan çıkması kötü bir şey değil hatta kutlanacak bir şey. Çünkü çevrenizi sizinle benzer görüşe sahip ve/veya sizi bu yolda destekleyen insanlarla donatmak, hayatınızı istediğiniz yönde yaşamanızı daha da kolaylaştıracaktır. Odağınızı sürekli olarak, çevrenizin sizi neden desteklemediği yönünde tutup kendinizi kötü hissetmek yerine, siz değişimi yaşamaya başlayın ve sonra bakın bakalım kimler hala sizinle birlikte… Haftaya yüksek motivasyonla başlamak ister misiniz? Pazartesi... Devamını Oku

Şükretmek İşe Yarıyor

Bazen, hayatımızdaki güzelliklerin detaylı olarak farkına varmak için, tüm bu güzelliklere şükretmek için fazla zaman ayırmıyoruz. Hayatımızda var olan şeylerin güzelliğini kendimize hatırlatmadığımız sürece, hayatımızda hiçbir şeyin yolunda gitmediği ilizyonuna kapılabiliyoruz. Aslında içinde bulunduğumuz her durumun mutlaka avantajlı bir yanı vardır. Şükretmek, işte bu olumlu yanlara odaklanmamızı sağlayabiliyor. Seanslarda eğer birlikte çalıştığım kişi, içinde bulunduğu durumdan ya da hayattan yakınmaya başlıyorsa, ona sorduğum sorulardan birisi, “Şu an yaşamış olduğun bu hayatın olumlu yanları nelerdir?” oluyor. Bu soru, pek çok duruma olan bakış açımızı değiştiren, yaşadığımız hayatın aslında çok da fena bir hayat olmadığını, olumlu yanlarının da olduğunu, bu yanlara odaklanmamızı sağlayan bir soru. Bunu siz de kendinize sıklıkla sorabilirsiniz. Peki Nasıl Şükretmeli? Henüz okumamış olduğum, ama en yakın zamanda okumayı planladığım kitaplardan birisi, Robert A.Emmons’un kitabı olan “Gratitude Works!” (Şükretmek İşe Yarar). Robert, şükretmek konusunda araştırmalar yapıyor. Kısaca size, kitabında yer verdiği harika bir teknikten bahsetmek istiyorum. Bu teknik sayesinde, şükür egzersizleriniz, “eh idare eder” boyutundan, “çok ama çok iş yarıyor” boyutuna yükselecek. Ancak öncelikle sizi günlük tutmak ve tüm bu şükürleri günlüğünüze yazmak konusunda ikna etmem gerekiyor. Günlük tutmak bu egzersiz için üç açıdan önemli: Şükrettiğimiz sırada aklımıza gelen negatif düşüncelere odaklanmamış oluruz, Bu egzersizi yapma konusunda disiplin geliştirmiş oluruz, Kendimizi kötü hissettiğimiz zamanlarda geri dönüp, hayatımızdaki tüm güzel şeyleri kendimize tek tek hatırlatmış oluruz. Şükür egzersizi Bu egzersizin kilit noktası, genele değil, detaya odaklanmamızı sağlaması. Çok genel şükretme örneği: Sevdiğim işi yaptığım için, Motivasyon Zamanı takipçileri için, Ailem ve sevdiklerim için, Sağlıklı olduğum için, Hayallerimin peşinden gittiğim için şükrediyorum. Araştırmalara göre, şükretmenin faydasını görebilmek için, fazlasıyla detaya inmemiz gerekiyor. Hayatımızda minnet duyduğumuz 5 farklı şeye genel boyutta... Devamını Oku
Toplam 8 sayfa, 8. sayfa gösteriliyor.« İlk...45678

Pin It on Pinterest